Senaryoda Ses Nasıl Belirtilir?

Yazabilirsin Sezon 1 / Senaryo // Bölüm 21 #ses




Daha önce Aksiyon içeriğini aktarırken özellikle müzik, ses ve her türlü duygu aktarımının aksiyon dışında yapılması gerektiğinden bahsetmiştim.

Senaryoda Müzik kullanımı içeriğinde de müzik, diyalog, efekt her türlü ses olayının ses başlığı altında incelenebileceğini söylemiştim.

İşte şimdi sesi inceliyoruz.


Senaryoda Ses ve Sesin Unsurları

Bir filmde sesin ilk işlevi, filmin içeriğinin, duygusunun, özünün açıklık potansiyelini arttırmaktır. Bu açıklayıcılığı desteklemektir.


Gürültüler, konuşmalar, seslenmeler, her türlü ortam ve ambiyans sesi, müzik, sessizlik, ses efektleri, bunların hepsini ses olarak ele alıyoruz.


Senaryoda müzik ve konuşmalar harici her türlü ses olayını, yani ambiyans sesini, ses efektlerini ve sessizliği şu şekilde belirtirsiniz;


Ses unsurlarından biri olan Ses Efektleri ve Ambiyans (Doğal ortam sesi) da bu şekilde belirtiliyor. Amaçlarıysa tamamen duyguya yönelik açıklayıcılığı arttırmak. Bazen müzikle birlikte bazen müziksiz kullanılır. Genellikle hepsi büyük harf olarak aksiyon kısmınında yazılıyor. Geleneksel kullanımı bu şekilde. Tıpkı müzik gibi.

Örnek olarak incelemeniz için ET (1982) nin senaryosunu veriyorum. İçinde açılış sahnesi de dahil bolca ses notu var. Senaryoyu buraya tıklayarak inceleyebilir, ARŞİV sayfasından indirebilirsin. Ayrıca ET'nin açılış sahnesini izleyerek, senaryoda notları alınan seslerin, çekim esnasında nasıl kullanıldığını da görebilirsiniz. Buraya tıklayarak açılış sahnesini izleyebilirsiniz.


Ses de tıpkı müzik gibi, geleneksel yaklaşımda Action / Eylem kısmında cümle içinde büyük harflerle belirtiliyor. Ama uluslararası kuralı bunu o kısımdan ayrı, kendi içinde belirleyici bir biçim ile göstermek.


Sesin diğer unsurları olan Müziğin nasıl belirtildiğini biliyoruz. Biçimi aynı. Ama notun sesle mi yoksa müzikle mi ilgili alındığını ayırt edebilmek için, ikisinin ayrılacak şekilde çeşitlendirilmesi gerekiyor. Örneğin müzikleri hepsi büyük harf ve alt çizgili yazdıysanız, sesleri kalın ve altı çizgili yazabilirsiniz.


Sizinle bir de Mother / Anne (2017) filminin senaryosunu paylaşıyorum. Buraya tıklayarak, senaryoyu incelemek için görüntüleyebilirsiniz, dilerseniz ARŞİV'den indirebilirsiniz. Senaryoyu incelediğinizde, Mother diye belirtilen karakterin duvarları dinlerken duyduğu fısıldamalar, sesler, konuşmalar, hep ses olarak belirtilmiş, bunu göreceksiniz.


Sesin diğer unsurları olan, Diyalog / Anlatı unsurlarını nasıl belirteceğimizi de zaten daha önce incelemiştik. Yazım kurallarına hakimiz. Ancak sesi incelerken, Diyalog ve Anlatı yazımı konusunda dönüp tekrar bakmamız gereken 2 şey var;



Voice Over ve Out of Screen

Bu şekilde belirtilen diyaloglar, genel yapısı gereği evet birer diyalog. Evet birer karaktere ya da anlatıcıya aitler. Ama senaryo dilinde Voiceover bir diyolog değil ses. Out of screen ise bir diyalog çeşidi olarak değerlendirilmeli.


Out of Screen;

Dialog sahibi karakter, o an o sahnedeyse, sahne dahilinde konuşması akıyorsa ve konuşurken ekranda görünmüyorsa kullanılır.


Voice Over;

O an o sahnede olmayan bir anlatıcı tarafından, anımsama ya da bir hayali canlandırma anlatılan sahnede akan konuşma için kullanılır.


Hikaye anlatıcılığında, Omnipotent ve Omniscient yani her şeyi bilen her şeye kadir bizim de edebiyatta özellikle Tanrı Anlatı olarak ele aldığımız bir kavram var. Bu şu demek; Hikayeyi uzaktan yukarıdan izleyen, her şeyi gören her şeye tanık olan bir anlatıcı tarafından şu an bu hikayeyi dinliyoruz.


Le fabuleux destin d'Amélie Poulain / Amelie (2001) bu tarz anlatıma sahip filmler için en iyi örnek olabilir;

Filmin ilk 10 dakikası bir anlatıcı tarafından Amelie nin hayatını, ailesini, aile bireylerinin karakter analizlerini, en ince detaylarına kadar birazdan izleyeceğimiz filmin asıl kahramanının hayatına dair her şeyi anlatır. Buraya tıklayarak bahsettiğim anlatı sahnelerinden birini izleyebilirsiniz. Senaryoyu incelediğinizde Le narrateur / Anlatıcı / Narrator ya da Voice Over olarak geçebilecek bir açıklama görüyoruz. İşte bu, Tanrı Anlatı dediğimiz anlatı çeşiti için müthiş bir örnek. Buraya tıklayarak filmin senaryosunu inceleyebilir, ARŞİV sayfasından senaryoyu indirebilirsin.


Bir de Çoklu Anlatıcı dediğimiz bir anlatı çeşidi var. Narrateur Multiple / Multi-Narrator

Bunun için de en güzel örnek Cloud Atlas / Bulut Atlas (2012) olabilir.


Bu filmin de senaryosunu ARŞİV'e yükledim, indirebilirsiniz. Buraya tıklayarak da senaryoyu incelemek üzere görüntüleyebilirsiniz. Senaryonun 6. sayfasına bakın. Zachry nin anlatımı voice over olarak verilmiş. Çünkü geçmişi hatırlıyor ve o anı anlatıyor.

Eğer anımsadığı anda gördüğümüz o sahneler, Zachry'nin hatıraları değil de, o an gerçekleşen sahneler olsalardı ve Zachry konuşuyor ama görünmüyor olsaydı diyaloglarında isminin yanına O.S. yani Out of Screen notu konulacaktı. Ama şu an V.O. yani Voice Over var.





Aynı şekilde, The Nice Guys / İyi Adamlar (2016) 'ın başlangıcında; Jackson sahnede görünmeye başlamadan konuşmasını duymaya başlıyoruz. Tabi ki başlangıçta izleyici konuşanın o olduğunu bilmiyor. Sonra Jackson görünüyor ama hala hiçbir diyalogu yok ve izleyivi yine bir Tanrı Anlatıcı'nın anlatısını dinlediğini düşünüyor. Sonra analtılan bu hayatın, gördüğümüz çevrenin ve bahsedilen işin, Jackson'a yani biraz önce görmeye başladığımız karaktere ait olduğunu anlıyoruz. Sonra Jackson 'ın anlatımından çıkıyor ve olaylara tanıklık etmeye başlıyoruz. Artık herhangi bir anlatıcı yok. Film, bir karakteri üzerinden bizi önden bilgilendirdi ve yanına aldı. Kalan her şeyi karakterle birlikte aynı anda göreceğiz.

Anlatıyı Jackson üzerinden dinlediğimiz için Jackson un diyaloğu gibi yazılmış ve yanına V.O. diye not düşülmüş. Yani bu Jackson ın hikayenin dışından yaptığı bir anlatı. Diyaloğu değil. Buraya tıklayarak filmin senaryosunu incelemek üzere görüntüleyebilir, ARŞİV sayfasından senaryoyu indirebilirsiniz.


Mesela Amelie'nin 10 dakikalık anlatısı da eğer Jackson ın anlatısı gibi Amelie'nin kendisi tarafından anlatılıyor olsaydı, Anlatıcı demek yerine Amelie diyecektik ama onu gördüğümüz ya da görmediğimiz tüm sahnelerde bu anlatı sesini bir V.O. olarak belirtecektik. Çünkü bunlar konuşma ya da diyalog değil, bir anlatı ve aslında görüntü üzerinde akan bi ses olayı var karşımızda. Tüm bunlar Voice Over'ın anlatı esnasında kullanımı için iyi örnekler.


Anlatıyı ve standart diyaloğu net bir şekile ayırabilmek için şunu sorun kendinize;

Yazdığınız laf, karakterlerden birine mi? Karakterin kendisine mi? Castın oyunu gereği lafı filme mi hizmet ediyor? Yoksa laf izleyiciye mi? Lafın üretilme amacı izleyiciye bilgi vermek mi?


Bir de, karakterlere seslenen sesler için kullanıyoruz.

Bunun da iki çeşidi var;

Karakterlere seslenen ilahi bir sesleniş. Tanrıyla konuşmalar, ruhlarla konuşmalar, sürekli sesler, mırıldanmalar vs gibi.

Bir de karakterlerin kendisine seslenen iç ses.

İlahi seslenişe örnek olarak Meet Joe Black / Joe Black (1998) deki Azrailin seslenişlerini verebiliriz.

Azrail, filmin ilerleyen kısmında Joe Black olarak adlandırılacak ve filmdeki tüm karakterlere Joe Black olarak tanıtılacak. Ama seyirci onu ilk olarak gaipten seslenmelerle duydu ve bu ilk duyulduğu anlar senaryo üzerinde birer Voice Overdı, birer sesdi. Öyle ki, William Parrish' le karşılıklı konuşmalarında bile senaryo üzerinde Azrail hep "VOICE" olarak belirtilmiş. Görünmeden konuştuğu her an karşılıklı konuşssalar ve birbirlerine cevap verseler bilde Azrail şeklinde belirtmek yerine VOICE diye isimlendiriliyor ve yanına V.O. notu ekleniyor. Ta ki Azrail orataya, ete kemiğe bürünmüş bir insan olarak çıkana kadar. Ortaya çıktığı andan itibaren senaryoda Young Man olarak belirtiliyor ve normal diyalogları akmaya başlıyor. Masada ailesine Joe Black olarak tanıtıldıktan sonra ise adı artık Joe olarak yazılmaya başlıyor. Buraya tıklayarak filmin senaryosunu incelemek için görüntüleyebilirsiniz.


Bu filmde aynı castı 3 farklı şekilde görüyor ve duyuyoruz;

VOICE (Azrail)

YOUNG MAN (Coffe Shop'taki Genç Adam)

JOE (Joe Black)


İç ses için, muhtemel sorularınızı önden yanıtlamak adına, nadir görülen bir iç ses olayını örnek vereceğim. Lord Of The Rings The Two Towers / Yüzüklerin Efendisi İki Kule'deki Gollum ve Smeagol, karakter iç sesi için müthiş örnek.

Buraya tıklayarak filmin senaryosunu incelemek için görüntüleyebilir, ARŞİV sayfasından indirebilirsiniz. Senaryoyu incelediğinizde, 13. sayfasında Frodo, Gollum ve Sam in standart diyaloglarından hemen sonra, 14. sayfada, aslında Gollum la aynı karakter olan Smeagol un yani Gollum un iç sesinin konuşmaya başladığını görüyoruz. İç ses olmasına rağmen, ortaya çıktığında Gollum un tüm karakterini değiştirdiği ve bambaşka bir karakteri verdiği için ayrı bir karakter gibi düşünülerek standart bir diyalog formunda yazılıyor. Eğer bu iç ses, bambaşka bir karakter olarak ortaya çıkmasa ve Gollum'un karakterini değiştirmese, biz Gollum'u olduğu gibi görmeye devam etsek ve yalnızca bir yankı gibi onunla birlikte duysak, bu ses yalnızca V.O. olarak belirtilen ve yine Gollum'un adı altında yazan bir diyalog olacaktı.


Sesin bir unsuru daha kaldı; Sessizlik.

Senaryoda sessizliği nasıl belirtiyoruz?

Tıpkı sesi belirttiğimiz gibi. Sessiz diye belirtmemiz yeterli.

Diyalogsuz mu Sessiz mi? Bunu ayırd etmek önemli.


Sessizliğin kıymetini bilin. Sessizliğin ne kadar canlı, ne kadar çeşitli olduğunu, en az ses kadar ifade sahibi olduğunu hatta bazen çok daha fazlasını ifade ettiğini unutmayın. Sessiz bir anda bir karakterin yüzündeki ifadenin öneminin ne kadar arttığını, ifadesinin ve duygusunun hacminin bu sessizlik sayesinde ne kadar büyüdüğünü düşünün. Sessizliğin bazen pek çok nedeni açıkladığını, soruya cevap verdiğini, sorular yarattığını, gördüğümüz her şeyi büyüttüğünü, ağırlaştırdığını, etkisini arttırdığını unutmayın. Bir filmde sessizlik asla eylemi durdurmaz. Eylemi daha görünür daha belirgin kılar.


Bir senaryonun diyalogsuz olması, sessiz olduğu anlamına gelmez. Öyle bir anda susup kalmış bir karakterin nefes sesini duyar ki izleyici ya da kalp atışını. Denizin dalga sesini ya da rüzgarı, ateşte çıtırdayan odunları ya da sürünerek çekilen ayakları.


Sessizliğin kıymetini en çok bilen filmler genelde kısa filmler ya da animasyon filmler oluyor. Bence uzun metraj filmlerin de bu sessizliğe ihtiyacı var. Size az diyaloglu ya da hiç diyalogsuz filmlerden örnek verdim. Buraya tıklayarak bu filmlere göz atabilirsiniz.



2,513 görüntüleme