Zeynep Dilara
Içerik Yöneticisi

Başlangıçta insanların, kendilerini adadıkları şey her ne ise, o konuda kendilerini ve dolayısıyla adandıkları o şeyi geliştirebilmek için şimdinin aksine, birlikte hareket ettiklerine, birbirlerini eğiterek ilerlediklerine inanıyorum.

Çünkü bilgi başlangıçta çok azdı. Deneyimleyerek öğrenebiliyorlardı ve her birinin deneyimleyerek öğrenmesini bekleyemezlerdi. Çabuk olmalıydılar. Keşfedecek çok fazla şey vardı. En önemlisi, hayatta kalabilmeleri gerekiyordu.

 

Hangi bitkiyi yerlerse iyileşeceklerini, hangi yemişin zehirli olduğunu, soğuktan kendilerini nasıl koruyacaklarını, hangi yolun tehlikeli bölgeye gittiğini, hangi toprağın hangi sebzeyi yetiştirebildiğini, birbirleriyle paylaşarak hayatta kalabildiler. Hayatta kalmakla da yetinmeyip, paylaşmaya devam ederek her gün geliştiler.

Tabi bu sırada bilgi de artmaya başladı.

 

Sonra bir gün içlerinden bir tanesi yeni öğrendiği bir şeyi kimseye anlatmadı. Baktı ki nasıl yapıldığını kendisinden başka kimse bilmiyor ve bu onu diğer tüm bilmeyenlerden daha değerli kılıyor, susmaya devam etti. İşte o gün etkisi sonsuza dek sürecek bir dalga hastalık yayılmaya başladı.

 

Bildiğini paylaşmama hastalığı.

Bu hastalığa yakalanan insanların etrafı, yeteri kadar bilemediği için yarım yamalak iş yapan bir sürü insanla doldu, taştı. Onlar da işi yarım yamalak yapıyor olmanın yarattığı gerilemenin üzerini örtmeye başladılar. Yeni girişen kimseye bir şey öğretmediler. Çünkü hem öğretecek kadar bilmiyorlardı hem de hastalık onlara da çoktan bulaşmıştı.

Geride kaldık ve her geçen gün gerilemeye devam ediyoruz.

Ben kendimi bildim bileli yazıyorum.

Günlükler, mektuplar, hikayeler, öyküler, şiirler, şarkılar, kitaplar, köşe yazıları, bloglar...

Ardından senaryo yazmaya başladım.

Yazmayı öğrenirken bu hastalığın sektördeki etkileri beni öyle zorladı ki, erişebildiğim her bir bilginin sorumluluğunu hissetmeye başladım ve YAZABİLİRSİN' i yarattım.

Sen de benim kadar zorlanma diye, öğrendiğim her şeyi sana açıyorum.

Böylece sana, bizi geliştirebilmen için zaman kazandırmış oluyorum.

Aslında hepimiz kazanıyoruz.

Yazabilirsin bu düşüncenin ve inancın motivasyonuyla yaratılmış bir projedir. Dahil olan diğer inananlarla birlikte bu hastalığın önünü kesecek yeni bir dalga yaratıyoruz.

Senaryo Yazarlığı konusunda öğrendiğim her şeyi paylaştım, paylaşmaya devam edeceğim.

Ve artık 2020 yılı itibariyle Hikaye'yi yani Senaryo, Şiir, Roman, Tiyatro Oyunu ya da Çocuk Hikayeleri yazarken kullandığımız hammaddenin nasıl üretildiğini incelemeye, anlamaya başlıyoruz.

. Bu web sitesi üzerinden, web blog içerikleri paylaşacağım Yazabilirsin Blog Yayını,

. Üyeleriyle sürekli etkileşim halinde olacağımız Yazabilirsin Forum Üyeliği,

. Video içerik sunan Yazabilirsin Youtube Kanalı,

. Haftada 1 kere Canlı yayınlar ile bir araya geleceğimiz Yazabilirsin Instagram Profili,

. Spesifik başlıklarla bilgi ve kaynak linkleri veren Yazabilirsin Twitter Hesabı.

5 Aralık 2017 tarihinden, sonsuzluğa dek yayında!