Senaryomu Nasıl Satarım?

En son güncellendiği tarih: Nis 21

Yazabilirsin Sezon 1 / Senaryo // Bölüm 26 #satis





Belki de soruyu şu şekilde değiştirmemiz lazım;


"Senaryomu nasıl değerlendirebilirim?"

ve mutlaka bu "Değerlendirme" kelimesini, hem senaryonuzun kullanılış yolu, yordamı, biçimi açısından hem de senaryonuzun kıymetini arttırmak bakımından ele almalıyız.

Bugün her ne kadar bir senaryoyu değerlendirmek ancak ve ancak satışla mümkünmüş gibi görünse de, bir senaryoyu değerlendirmenin artık en son noktası olarak gördüğüm bu mevzuuyla ilgili düşünmek ve uygulamak gereken çok fazla adım olduğuna inanıyorum. Buna inanırken şunu da kabul ediyorum. Bugün bir senaryoyu değerlendirmenin ancak satıştan geçtiğine inananlar sayesinde, bir senaryonun kıymetini arttırmak bu satışın ardından mümkünmüş gibi bir inanç hayli yaygın. İnsan bugüne kadar satın alınmaya ve filme dönüştürülmeye uygun görülmüş her senaryo gerçekten iyi miydi diye sormadan edemiyor?

Bir senaryonun değerini satışıyla biçen ve bize de bu şekilde biçtirmeye çalışan, dolayısıyla tüm algımızı satışa yönelik şekillendiren bu yaklaşım tıpkı The Catcher In The Rye kitabının yazarı J. D. Salinger' a dur durak bilmeden yazdığı ve üretkenliğinin en üst noktasındayken yöneltilen "Hiç yayınlanmış bir hikayen var mı?" şeklinde iletilen sorular gibi, baskıcı, umut kırıcı ve vazgeçmeye zorlayan cinsten.


Senaryoyu değerlendirme konusunu bu yüzden iki farklı başlık altında incelemek istiyorum;

1- Senaryonun kıymetini arttırmak

2- Senaryonu satmak


1 - Senaryonun Kıymetini Arttırmak


Senaryonun kıymetini satarak artırmazsın. Senaryoyu satmışsan o artık satılmış bir senaryodur ve nasıl satıldığı, kaça satıldığı tamamen bu "Senaryonun Kıymeti"ne bağlıdır. Bu kıymeti arttırmanın bir kaç yolu var. Şimdi sana vereceğim önerilerin herhangi birini bile uygulaman senin için büyük fark yaratacaktır. İnan. Ama sen yine de olabildiğince bu önerilerin tamamını uygulamaya zorla.


// İyi Bir Hazırlık

Yazabilirsin projesinin başlangıcında en çok ağırlık verdiğim konu, bu hazırlık konusuydu. Biliyorsun. Bunun ne kadar önemli olduğunu her seferinde söylüyorum. Ama artık konu bitireceğin senaryoyu değerlendirmeye geldiğinde hazırlık adına yaptığın her şey, senaryoyu yazım sürecini destekleyerek tekniğini güçlendirecek olmasının yanısıra, güçlü bir silaha dönüşecek. Hazırlığını ne kadar iyi yaptıysan elin o kadar güçlü olacak. Öyle güçlü olacak ki, daha senaryosunu yazmadığın hikayeleri hatta fikirleri bile satabileceksin. Hazırlık aşamasında ürettiğin ve elindeki sunum dosyasına koyduğun her bir malzeme, sunumunun etkileyiciliğini bir birim arttıracak. Etkileyicilikten kast ettiğim şey, elindeki işin ya da sunumunun çekiciliği değil, tamamen elindeki fikre ve senin bu fikri hikayeleştirmeye dair sahip olduğun disiplinli yeteneğe karşı yaratacağın güven. Evet, bahsettiğim şey sana olan güveni arttırmaya yönelik bir çaba ve sen yazılmış senaryonun ya da yazmayı planladığın senaryonun üzerine kurulacağı ya da kurulduğu fikri, o kadar doğru ve o kadar hazırlıklı bir şekilde sunmuş olacaksın ki, yapımcının ya da yapım şirketinin seni geri çevirmesi çok zor.


Peki hazırlığı iyi yapılmış bir senaryo projesinin sunum dosyasında neler olması beklenir?

  • Yazar Biyografisi

  • Yazarın Elindeki Hikaye İle İlgili Görüşü

  • Logline

  • Storyline

  • Karakterlerin Analizleri

  • Ana Karakterlerin Geçmiş Hikayeleri

  • Sinopsis

  • Tretman

  • Hikayedenin Dünyasına Dair Görsel Referanslar

  • Senaryo

Bu noktada şunun özellikle altını çizmek lazım;

Eğer yukarıdakilerin her birinin en az bir diğeri kadar önemli olduğunu düşünürsek, içlerinde sunum dosyasında yer verilme önceliklerine göre bir sıralama yapmak zor. Ama mutlaka değerlendirilmesi gereken şey, Senaryo'ya olabildiğince bu dosyada yer vermemeye çalışmak. Tretmanınız zaten yeterli. Hatta bazı noktalarda, satıl öncesi tretmana bile girmemekte fayda var da işte, bunu sektöre anlatmak yıllar alacak. Bunu vermeden olmuyor şimdilerde. Ama sen yine de senaryoyu yazmakta acele etme. Yazdıysan da dursun. Dosyada hemen ilk sunumda senaryoyu verme. Bunun nedenini konuyu finale bağlarken söyleyeceğim. Daha iyi anlayacaksın.


// Destek Fonlarına Hak Kazanmak

Ülkemizde hatrı sayılır bir kaç destek fonu var. Bunlardan bazıları henüz yazılmamış ve fikir aşamasında olan senaryolara yazılabilsin diye destek verirlen, bazıları zaten yazılmış senaryolara geliştirme süreci için destek veriyorlar. Evet verdikleri desteklerin yazara sağladığı maddi avantajlar ve hayatımızı bu süreçte idame ettirmeye yönelik kaygılarımızı hafifletmek konusundaki desteği tartışılır. Ama şuna inanın, bu desteklerin herhangi birine hak kazanmış olması, fikrinizin ya da senaryonuzun, uzman otoriteler ve profesyonellerden oluşan kurullar gözünde desteklenmeye uygun görüldüğü anlamına geliyor. Bu gerçek, bir yapımcının önüne konulan her senaryoda ilk aradığı gerçek. Çünkü bu gerçek ona şunu söylüyor;

"Bu senaryo yazılabilsin diye ya da geliştirilebilsin diye yani bu senaryo ne pahasına olursa olsun mutlaka tamamlansın ve filme dönüşsün isteyen bir grup insan var ve bu insanlar piyasada etkisi güçlü olan, profesyonel insanlar."


Sana önerebileceğim destek fonlarına mutlaka göz at. Elinde bunlardan herhangi birine başvuru yapabileceğin bir fikir ya da senaryo varsa mutlaka başvur.


Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü

Yapım Öncesi Destek Fonu / Senaryo ve Diyalog Yazım Desteği


Henüz 2018 Başvuruları Açılmadı.


Başvurular 2017 itibariyle e-devlet üzerinden yapılmaya başladı. Yani benim destek için başvurduğum yıl sistem tamamen değişmişti. Bu yüzden, önceden başvuruda bulunmuş ya da eski sistemi bilen kimsenin yardımı dokunmadı. Yeni sistemi hiç biri bilmiyordu. Ayrıca, sadece başvuru sistemi değil, başvuru şartları ve yarışma yönetmeliği de değişmişti. Mesela eskiden başvuru sonrası desteğe hak kazananlar, sözleşmeyi de, dosya teslimini de, senaryoyu yazdıktan sonra teslimini de kargo ile yapıyor, e-posta ve yüz yüze görüşmeler organize edilemiyordu. 2017'de ise, başvuru sonrası tüm süreci e-devlet üzerinden takip edebildik. Başvurumuzun hangi aşamada olduğu sisteme düzenli bir şekilde giriliyordu. Başvuru sonrası desteğe hak kazananlar ile Sinema Genel Müdürlüğü görevlileri görüşmelerini e-posta üzerinden devam ettirdiler ve sözleşmemizi Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğüne gidip yüz yüze görüşerek imzaladık.


Bu aşamaların tamamıyla ilgili ayrıca bir yazı hazırlayacağım. Çünkü bu yıl da yönetmelikte bazı değişikliklrerin olacağını öğrendim. Ama şu değişmeyecek bir şey; Siz sonucu beklerken, aylar süren bir çalışma ile, başvuran her bir tretman ve sunum dosyası tek-tek okunuyor. Bu okumalar, sektördeki yapımcı, yönetmen, oyuncu, yazar ve senaristler gibi, senaryo okumak ve yazmak konusunda otorite sayılabilecek profesyoneller tarafından gerçekleştiriliyor. Sonucunda bakanlığa okudukları senaryolarla ilgili raporlarını ulaştıran bu uzmanların görüşleri sayesinde, kurul toplantısında başvuru yapan yazarların desteğe hak kazanıp kazanmadığı belli oluyor.


Yaşadığım bu deneyimde beni en çok etkileyen, bakanlık çalışanlarının yeterliliğiydi. O kadar iyilerdi ki, anlatamam. Şunu bil, yönetmelikler yüz kere de değişse, sana sabırla takıldığın her konuda destek verecek, ettiğin telefonları mutlaka yanıtlayacak, e-postalarına özenle cevap verecek bir ekip bu projenin başında. Kesinlikle sinema konusundaki deneyimlerine güvenebileceğin vizyon sahibi insanlar her biri. Destek alan projelerin vizyonu üzerinden kurumu değerlendirmek hayatımda yaptığım en büyük hata olmuş bu zamana kadar. Gözümle gördüğüm gerçek şu ki, sen, ben böyle düşünerek bu desteklerden uzak duruyoruz. "Bize zaten çıkmaz" diyoruz.


Ama şuna inan; onlar da iyi işleri okumak için can atıyorlar. Biz göndermezsek kimse göndermeyecek. Sözleşme yapmak için bakanlığa gittiğim gün, içeri girdiğimde herkes hikayemi tanıyordu. Beni tanımaya başlamadan önce hikayemi tanımışlardı. En az benim kadar heyecanlıydılar. İnan. Onlar da iyi hikayenin peşinde. Geçtiğimiz sene 40 proje destek aldı. Bu yıl bir tanesi neden senin olmasın! Başvurular tekrar açıldığında, bakanlıkla görüşüp tüm başvuru sürecini ve yeni yönetmeliği öğrenerek sizlerle yaplaşacağım.


54. Antalya Film Festivali (Geleneksel)

Antalya Film Forum / Yapımcısını Arayan Projeler Platformu


2018 Başvuru Tarihi: 06 Ağustos 2018 / Saat17:00 - Son Başvuru


Yapımcısını Arayan Projeler Platformu, benim daha önce katıldığım bi platform değil ama bugünlerde başvuru için hazırlanıyorum. Senaryo yazarları veya kendi senaryosunu yazmış olan yönetmenlerin jüri karşısında senaryolarının sunumlarını gerçekleştirdikleri bir platform. Amacıysa sunum yapan yazarların destek bulmasını sağlamak. Bu yıl platform sadece Türkiye’den başvuracak projelere açık olmak üzere organize edilecek. En az altmış (60) dakikalık uzun metraj film senaryolarının tamamı, tüm türlerde başvuru yapabilecek.


Kurul, başvuran projeler arasından en az 5 en çok 15 projeyi Yapımcısını Arayan Projeler Platformuna kabul edecek. Bu projelerin senaristi ve yönetmeni Uluslararası Antalya Film Festivali'ne davet etmek edilecek. Yol, konaklama masrafları Antalya Film Forum tarafından karşılanacak.

Proje sahipleri, yabancı ve yerli, yapımcı, senarist, dramaturg profesyonellerinden seçilecek üç kişilik ana jüri önünde sunum yapacak. Yapımcısını Arayan Projeler platformuna katılacak projelerden seçtikleri 2 projeye, proje başına 50.000 TL olmak üzere “Yapımcısını Arayan Projeler Platformu Ödülleri” ve ödül sertifikası verecektir. İşte hem bu ödül, hem de bu sertifika sizin senaryonusun değerini arttırmak için yapabileceğiniz belki de en etkileyici hamle olacak. Bu rakamın %50'si yazara %50'si yapımcı bulduğunda yapımcına ödeniyor. Yani yazar olarak senaryonu geliştirmek ve yapımcı arayışında harcayacağın zaman için cebinde 25.000,00 TL paran olacak. Bu önemli. Ama şöyle söyleyeyim, bu parayı vermeseler de o inanılmaz jüriden yaptığın sunumla geçmiş olman ve ilk ikiye kalman bile senin için o kadar büyük bir avantaj olacak ki!


Katılım şartlarından biri akıcı bir şekilde Ingilizce konuşabiliyor olmak. Çünkü sunumu senden Ingilizce yapmanı isteyecekler. Ama buna çok takılma. Yanında tüm masraflarını senin karşıladığın bir çevirmen ya da ingilizcesi akıcı olan yönetmen ya da yaratıcı yapımcınla gidebilirsin. Bunların hiçbiri yoksa, akıcı konuşabilen bir dostunu davet edebilirsin. Ondan yardım alırsın. Dostlar böyle günler için. Burada asıl üzerine düşünmen gereken şey, sunumun. Sunum dayana neler koyacaksın? Artık biliyorsun.


Henüz başvurumu yapmadım, ama işlemleri tamamladıktan sonra bu platformun başvurusuyla ilgili ayrıca bir yazı yazacağım.


Denizbank & TÜRSAK

İlk Senaryo & İlk Film Destek Yarışması


2018 Başvuruları 08 Temmuz 2018 tarihinde sonlanmış / 2019 Takvimi henüz belli değil


Böyle bir desteğin olduğunu ben de sizler için araştırmaya başladığımda öğrendim. Doğrusunu söylemek gerekirse üzüldüm. Çünkü duyurularını daha önce görmüş olsaydım elimdeki senaryonu burada da değerlendirebilirdim. Başvuru için gereken herşey elimdeydi. Şans diyelim. Bundan sonraki yıllar için takip etmekte ve ara ara kontrol etmekte fayda var. Yazara verdiği destekler gerçekten çok iyi.


  1. seçilen eser 30.000 TL ve yabancı bir senaristten senaryo doktorluğu,

  2. seçilen eser 15.000,00 TL ve Türk bir senaristten senaryo danışmanlığı,

  3. seçilecek eser ise 10.000,00 TL ve Türk bir senaristten senaryo danışmanlığı ile ödüllendiriliyor.

Önümüzdeki sene verilen imkanlar ve rakamlar değişebilir. Ama yine de hem para ödülü hem de analiz ödülünün birlikte verilmesi muhteşem. Çünkü siz bir senaryo doktorundan alınmış analizle yapımcıya gideceksiniz. Bunun etkisini tahmin edemezsiniz. Bunun neden bu kadar önemli olduğunu "Odak Grup" başlıklı yazımda detaylıca anlatacağım.


Bu arada yine klasik olarak, "daha önce herhangi bir yarışmada yer almamış eserlerin başvurabileceği" şeklinde bir uyarı var. Türkiye'deki yarışma ve destek fonlarının kendi verdikleri desteği bu kadar önemsemeleri ve diğer tüm desteklere gözlerimizi kapatıp onların kollarında huzur bulmamızı beklemelerini gerçekten anlamıyorum. Bir kaç yerde daha yarışsa ne olur sanki? Size ne zararı var?


Bu arada yarışmada kazanan ilk üç projenin senaristi, senaryoların geliştirilmesine dair en az üç aşamalı, kapsamlı bir çalışmaya katılıyor. Danışmanla yapılacak toplantılar sonrası senaristler, senaryo doktorunun bitiş kararına dek senaryolarını geliştirmeye devam ederken, kazanılan ödül tutarı da çalışma evreleri tamamlandıkça bölünerek veriliyor. Tamamlanan senaryolar, TÜRSAK Vakfı'nın desteği ile uluslararası yarışmalara ve destekçi kurumlara gönderiliyor. Yani bu destek her ne kadar "Başka bir yere katılmasın!" diye şartlı bir şekilde seni kabul etse de, kabul edip desteğe uygun gördüğü taktirde verdiği parayla, senaryonu geliştirebilmen için tanıdığı imkanlarla ve en önemlisi bitmiş senaryonu değerlendirmekle ilgili çok ciddi imkanlar tanıyor sana. Mutlaka katılmalı. Ben önümüzdeki seneyi iple çekiyorum.


İstanbul Film Akademisi - İFA

Senaryo Yarışması


Son başvuru tarihi 10 Mart 2018'de kapanmış. 2019 takvimiyle ilgili henüz bir bilgi yok.


Türkiye'de bu kadar aktif ve aynı zamanda güvenilir olan başka bir sinema okulu yok. Sinemaya dair neredeyse her bir konuda ayrı ayrı eğtimleri olan benim de beğenerek takip ettiğim bir özel eğitim kurumu. Zamanın varsa, imkanın varsa, mutlaka atölyelerine ve eğitim programlarına katıl derim. Piyasa üzerinde de saygınlığını koruyor. Zaten bu yüzden açtığı eğitimlerin her birine piyasada etkisi önemli görülen insanları dahil edebiliyor. Ödüllü senaristler, ödüllü yönetmenler, ödüllü yazarlar ve sinema eleştirmenlerinin isimlerini sıklıklıkla İFA'da bir atölyede eğitimen başlığı altında görmek mümkün.


Bu şu demek, eğer sen İFA bünyesinde organize edilen ve ödül vaatlerinden biri "Projelerin Kanallara ve Yapım Şirketlerine Sunulması" olan bu yarışmaya katılır ve aşamaları geçip sonuca ulaşırsan, senaryon gerçekten piyasada etkisi güçlü olan insanlar ve yapım şirketleri tarafından görülecek. Bu bugün çoğu yarışma ve destek fonunun sağlayamayacağı bi şey. Özellikle televizyon dünyasına yani Dizi piyasasına girmek istiyorsan.


Yarışma aşamalarını incelerken "Tek cümlelik Sinopsis" diye bir laf duydum. Kalbim çok kırıldım. Üzdüler. "Logline" ı bilmiyor olamazlar öyle değil mi?


Bu yarışmaların tamamı, sana senaryonu geliştirmen ya da tammalanmış senaryona yapımcı bulman için inanılmaz fırsatlar. Önerdikten sonra da arkasında durmaya yıllarca devam edebileceğim, aynı zamanda het bir yıl mutlaka bir projeyle başvuracağıma emin olabileceğin yarışmalar. Bunların dışında;


FİNAL DRAFT / BIG BREAK SCREENWIRING CONTEST


EMERGING SCREENWRITING COMPETITIONS Bu gördüğün yarışmalara başvuru PayPall üzerinden yapılabildiği için yurt dışından senin adına başvuracak birilerini bulman gerekiyor. Ben çok sıkıntı çekmiştim başvurana kadar -ki onca zorluğa rağmen yaptığımız başvuru geçerli sayılmamış, paramız iade edilmişti. Ama her ne kadar yarışmasak da bize senaryo doktoru analizini hediye ettiler ve gönlümüzü almak için 5 sayfalık bir rapor yolladılar. Kesinlikle güvenilir ve saygınlığı yüksek iki organizasyon. Mutlaka katılmaya zorlayın derim.


Ülke çapına yapılan pek fazla senaryo yarışması yok ne yazık ki. Elimizdekiler yukarıda sıraladıklarımdan ibaret. Umarım ilerde daha fazla yarışmamız olur ve mevcut yarışmalarımız daha da güçlenir. Biz de böylece tek yolu yapımcılara yapacağımız direkt satışlara bağlamayız. Yaptığımız için geleceğiyle ve önümüzdeki imkanlarla ilgili biraz daha güvende ve biraz daha umutlu hissederiz kendimizi.


Son olarak sana sürekli takip etmen için bir web sitesi öneriyorum.


SHORT BY SHORT

http://shortbyshort.com


Bu web sitesinden ve projenin sosyal medya hesaplarından duyuruları yayınlanan kısa filmleri mutlaka takip et. Evet elimizde yeterinde senaryo yarışması yok ama bence eskisine nazaran çok fazla kısa film yarışması var. "Ben senaristim ne yapayım kısa film yarışmalarını ve desteklerini?" diye düşünme. Nasıl ki sen yazdığın senaryoların değerlendirilmesi ve film ürünü olarak ortaya çıkarılması konusunda kendi çağınca mücadele veriyorsun, bir yerde de senle aynı mücadeleyi iyi bir işi çekerek kendini göstermek için veren bir sürü yönetmen var. Bu yarışmalardan biri senin yazmış olduğun senaryoyu kapsayacak bir konuyla başvuruları açabilir. Belirlediği konu senin zaten üzerine düşündüğün bir konudur ama henüz yazmamışsındır, yazmak için motive eder. Konuyu görünce aklına bir şeyler gelir ve yazmaya başlarsın. Öyle ya da böyle, her bir yarışma duyurusunda, ekran başında duyuruyu incelerken iyi bir fikir ve senaryo için kaygılanan bir yönetmenin olduğunu unutma. Birbirinizi bulabileceğiniz pek çok platform var. En kötü, yarışma sosyal medya hesaplarından kendi duyurunu yayınlayarak elindeki fikir ve senaryoyu çekecek bir yönetmen aradığını duyurabilirsin. Sırt sırta verir, filmi üretirsiniz. Sen yazdığın bir senaryonun ekrana yansımasının hazzını yaşarsın, o da gerçekten iyi bir senaryoyu hayata geçirmiş olmanın hazzını yaşar. Yarın bir gün bir yapımcı karşısına çıktığında, yarışmış ve ödül almış bir kısa filmin senaristi olarak oturursun. Bu da hem o an elinde yapımcıya sunduğun senaryonun hem de yazar olarak senin kıymetini arttırır.


2 - Senaryoyu Satmak

Artık şunu biliyorsun ki, senaryonun kıymetini yeterince arttırdıysan, senaryonu satman daha kolay. Şimdi düşünmen gereken şey senaryonu hangi şartlarla satacağın.


Yeterince iyi bir hazırlık yaptıysan, yarışma dereceleri ve destek fonlarıyla senaryonun ve yazarlığının güvenini güçlendirdiysen, yapım şirketlerine gönderdiğin maillerle, telefonda aldığın randevularla, ayak üstü denk geldiğin şans eseri tanışmalarla, tanıdık yönlendirmeleriyle kısacası, herhangi bir yapımcıya ulaşabileceğin herhangi bir yolla, senaryonu sunmaya hazırsın demektir. Çünkü sunuşun ilk başında kullanacağın tek bir cümleyle bile devamını dinlemeye ikna edebilirsin. Vereceğin her bi yeni detayla da merakı daha çok arttırıp, sonucu görmek için sabırlanan hale getirebilirsin bu insanları. Ama dikkat etmen gereken en önemli şey, bu sunumu en kısa özetten en geniş ve detaylı özete doğru yapmak. Yani Logline ile başlayan girişten Senaryoya kadar geleceğin sürecin her bir adımını iyi değerlendirmek.


Direkt olarak Senaryonun kendisiyle yapımcı karşısına çıkmak kadar tehlikeli bir şey yok. Senaryo bu aşamadaki bir sunumda, okunmak için uzun, fazla zaman ve enerji isteyen bir dosya. Aslında her açıdan fazla. Senaryonun, senin satışının sonunda satın alınabilen bir şey olması gerekiyor. Yani ancak sana paranı öderse görebileceği, seni yazmak için masaya oturtabileceği bir dosya olması gerekiyor. eğer ilk görüşmeden önüne senaryonu koyarsan, senaryonun kıymetini ne kadar arttırmış olursan ol asla iyi bir paraya satamayacaksın. Zaten herleyiyle bitmiş bir senaryo bu. Neden sana, satış öncesi kendi özverinle tamamladığın bunca işlemi, harcadığın zamanı ve emeği göz önünde bulundurarak bir rakam belirlesin ki. Zaten pek çok yapımcı o senaryonun senaryo olana kadar geçirdiği süreçten habersiz. Hiçbir fikirleri yok. Sana verebileceği en düşük rakamı vermeye çalışacak. Ne kadar etkileyici ve ne kadar sıkı bir hikaye satın almış olursa olsun, onun için bu değerlerin hiçbiri sana ödeyeceği rakamı arttıracak etkenler değiller.


Sana ödeyeceği rakamı arttıracak tek şey, ancak sana o parayı öderse o senaryonun yazılabileceğini düşünmesini sağlaman. Sana öyle bir para ödeyecek ki, sen sırf o çok heyecanlandı ve mutlaka sonucunu görüp senaryo olarak eline almak için can attı diye her şeyden önemlisi inandı diye, yani sırf o istedi diye senaryonu yazacaksın. Senin yeterince iyi hazırlanmış olman, ister daha önce yaz ve geliştirme aşamasında ol, ister henüz yazma ve hikayeni değerlendirmiş ol, ona zaten istersen sonuca tek başına da ulaşabileceğini hissettirecek. Kendine ve hikayene duyduğun güveni bu şekilde ona geçireceksin. Gerisi sadece şu; "Elimde he şeyiyle ince ince çalışılmış kıymetli bir hikaye var. Uzman görüşleri ve aldığı dereceler bunlar. Değer görüldüğü destek fonları bunlar. Ben bunu kendim de bitiririm ama birlikte kazanalım istiyorum. Çünkü elimdeki hikayeye güveniyorum" işte hepsi bu. Kendine bu kadar güven.


Sen senaryonun hayata geçirilmesini sağlayacak Yapımcı ve yönetmenler arıyor olabilirsin. İnan, onlar da hayata geçirecek iyi hikayelerin peşindeler ve bana soracak olursan, güç her zaman hikaye yazarının elinde. Bunu satış ve diğer iş birlikleri öncesinde anlar, ona göre hareket edersen, sonraki süreçlerde elindeki gücü koruyabilmen çok daha mümkün.



5,480 görüntüleme4 yorum